Kayıtlar

SONSÖZ: YANKININ İZİNDE

Resim
  Bu defteri kapatırken elim uzun süre kapağın üzerinde kaldı. Sayfalar bitmişti. Yol, bitmemişti. Bugün geriye dönüp baktığımda, bu yolculuğa çıkan o ilk adamı artık tam olarak tanıyamıyorum. Aynı adı taşıyoruz. Aynı gökyüzünün altında yürüyor, aynı aynaya bakıyoruz. Ama sanki birbirimizin hayatını uzaktan seyreden iki yabancıyız. Onun neyin peşine düştüğünü biliyorum. Ama neden o kadar telaş ettiğini, neden bütün cevapları bir ömre sığdırmaya çalıştığını artık anlayamıyorum. O günlerde içimde eksik bir şey olduğunu hissediyordum ama neyin eksik olduğunu bilmiyordum. Bu yüzden karşıma çıkan her büyük ismin gölgesinde biraz daha oyalanıyordum. Her birinde, benden eksik kalan parçayı bulacağımı sanıyordum. Sonradan fark ettim ki aradığım şey onların söylediklerinde değil, benim henüz duymaya hazır olmadığım yerdeydi. Bu seriyi bitirdikten sonra ilk kez bütün yolculuğa tek parça hâlinde baktım. O zaman zihnimde sessizce beliren soru şuydu: Neden tam da onlar? Aynı çağda yaşamamışlard...

Görünmeyeni İşitmek III. FASIL: ŞEYHÜ'L EKBER'İN İZİNDE (10. Bölüm / 2. PARÇA)

Resim
 BÖLÜM 2: ZEVK Avlu uzun süre sessiz kaldı. Havuzun yüzünde kandilin titrek ışığı dolaşıyor, sonra kırılıp kayboluyordu. İbn Rüşd'ün o çökmüş yüzü, o büyük aklın kapıdan döndüğü o tek kelimeye sığan an hâlâ gözümün önündeydi: "Hayır." Bu ağır dilsizliği bozmak istemesem de içimde büyüyen soru artık susmuyordu. Başımı kaldırıp, "Öyleyse..." diye duraksadım. "İnsan o eşiği nasıl aşar?" Şeyh cevap vermedi. Yavaşça eğilip havuzun kenarındaki bakır tası aldı, içini suyla doldurup bana uzattı: "İç." Tası alıp suyu içtim. Soğuktu; taşın serinliği sanki suya geçmiş, boğazımdan ağır ağır inmişti. Tas elimde kalakalırken Şeyh gözlerimin içine bakara; "Su nasıldı?" diye sordu. "Soğuktu." diyebildim yalnızca. Başını hafifçe eğip; "Anlat." dedi. Sustum. Suyu tarif edecek, o anki hissi kelimelere dökecek bir şey aradım ama bulamadım. Şeyh bu çaresizliğimi izledikten sonra tası elimden usulca aldı. Parmağıyla dibinde kalan son ...

Görünmeyeni İşitmek III. FASIL: ŞEYHÜ'L EKBER'İN İZİNDE (10. Bölüm / 3. PARÇA)

Resim
  BÖLÜM 3: ÂN-I DÂİM Hiçbir şey başlamadı. Hiçbir şey bitmedi. Kuşun sesi kesildi.  Ve ilk kez sessizlik, suskunluk demek değildi. Sabahın ilk ışıkları havuzun mermerlerine dokunurken; dün gece sönen kandilin isi, az önce düşen su damlası ve esen rüzgâr aynı anda, aynı yerde duruyordu sanki. Şeyh, avlunun öbür ucundaki güneş saatinin yanında belirdi. Yanıma gelmedi. Sadece mermerin üzerine düşen gölgeyi seyretti. "Gece bitti." dedim. Sesim avlunun sükûnetine karıştı. Şeyh başını kaldırmadan, "Bir şeyi geçmiş kılan nedir?" diye sordu usulca. "Karanlığın gidip yerine aydınlığın gelmesi mi?" Sustum. Cevap vermediğimi görünce devam etti: "Eğer öyleyse, zaman gökyüzündedir. Senin içinde değil." Mermerin üzerindeki gölge, güneş göğe tırmandıkça ağır ağır yer değiştiriyordu. Şeyh, avluya düşen o sessiz karaltıyı işaret etti. "Sabahın ilk ışıklarında taşların üzerine boylu boyunca serilir." dedi. "Güneş tepeye vardığında büzülüp kendi için...

Görünmeyeni İşitmek III. FASIL: ŞEYHÜ'L EKBER'İN İZİNDE (10. Bölüm / 1. PARÇA)

Resim
Her yol bir adımla değil, bir bakışla başlar. Şam'a vardığım gün bunu bilmiyordum.   SU Su akıyordu. Ben ise ilk kez duruyordum. Eski, yosunlu bir şadırvanın lülesinden süzülen su, mermer yalağa dökülüyordu. Eğilip yüzüme baktım. Yüzey o kadar sakindi ki, karşımda duran adamı suda değil de sanki çok eskiden unutulmuş bir hatıranın içinde görür gibiydim. Bir süre sonra ben kıpırdadım; o da kıpırdadı. Uzun süre birbirimize baktık. Emindim... Tanışmıyorduk. Şam’ın dar sokaklarında günlerdir yürüyordum. İsfahan’ın köşeli taşlarından, Konya’nın yakan rüzgârından sonra burası ne soğuktu ne de sıcak. Kasiyun Dağı'nın eteklerine doğru kıvrılan bu yokuşta hiçbir şey yerinden oynamıyordu. Ama ben, hiçbir şeyin yerinde durduğundan da emin değildim. Etraftaki uğultu, çarşının sesi ve telaşlı ayak sesleri ağır ağır geriye çekildiğinde, geriye sadece suyun o dilsiz akışı kaldı. Tam o sırada, asırlık çınardan kopan sararmış bir yaprak süzülerek suyun tam ortasına düştü. Yansımam dağıldı. ...