Görünmeyeni İşitmek II. FASIL: DİSİPLİN (Bölüm 6): MUSTAFA KEMAL İLE SÖYLEŞİ
BAŞKOMUTAN DEĞİL: KENDİNİ YÖNETEN BİR ADAM Yer: Kocatepe, Başkomutanlık Karargâhı – Çadır Zaman: Ağustos 1922, Büyük Taarruz’dan bir gece önce Dostoyevski’nin o rutubetli odasından çıkıp Anadolu bozkırına varmak… insana tuhaf bir açıklık hissi veriyordu. Ama soru hâlâ oradaydı: İnsan kendi kaosundan nasıl bir düzen yaratır? Onu en ağır anında bulmak istedim. Karar anında. Uykusuzlukta. Yalnızlıkta. Bozkırın ortasında, yüksek bir tepede, rüzgârın keskin estiği bir Ağustos gecesiydi. Kocatepe’deki çadırın ışığı uzaktan görünüyordu. Büyük Taarruz’dan bir gece önce. Dışarıda nöbetçilerin ayak sesleri, uzaktan gelen top sesleri… İçeri girdiğimde çadırın içi sessizdi. Masanın üzerinde haritalar, notlar, kenarda yarım kalmış bir kahve. Gaz lambasının ışığı kâğıtlara vuruyor, gölgeler çadırın bezinde titriyordu. Ve masanın tam ortasında, haritaların yanında, incecik bir roman duruyordu: Çalıkuşu . O ise sandalyede arkasına yaslanmış, elindeki kitabı okumuyor, adet...